Siteniz mobilde 'uyumlu' ama satmıyor: gerçek mobil kontrol listesi
Responsive olmak mobil uyumlu olmak değil. Ziyaretçinin tek eliyle, yürürken, kötü bağlantıyla kullandığı bir arayüzde nelerin bozulduğu.
"Sitemiz güzel oldu ama telefon çalmıyor."
Bu cümleyi duyduğumuzda ilk baktığımız yer trafik değil, ilk ekran. Çünkü çoğu sitede trafik sorunu yok — ziyaretçi geliyor, birkaç saniye bakıyor ve çıkıyor.
İlk ekran (kaydırmadan önce görünen alan) bir vitrin değil, bir eleme mekanizması. İşi güzel görünmek değil, ziyaretçinin üç sorusunu sırayla cevaplamak.
Bir siteye giren kişi bilinçli olarak sormaz ama beyni bu sırayla ilerler:
Çoğu anasayfa birinci soruyu atlayıp doğrudan üçüncüye geçiyor: dev bir görsel, üstünde "Geleceği birlikte inşa edelim" ve bir "Bize Ulaşın" düğmesi. Ziyaretçi burasının ne sattığını bilmiyor ama iletişime geçmesi bekleniyor.
En sık gördüğümüz hata, başlığı bir slogan sanmak.
Zayıf: "Dijitalde fark yaratın." Güçlü: "İstanbul'da imalatçı firmalara B2B site ve bayi paneli kuruyoruz."
İkincisi daha az iddialı ama daha çok iş getiriyor. Sebebi basit: ilk cümle kime söylendiği belli olmayan bir temenni, ikincisi bir tanım. Tanım okuyan kişi kendini ya içinde bulur ya bulmaz — ikisi de sizin işinize yarar.
Sloganın yeri yok demiyoruz. Ama sloganla ne yaptığınız aynı yerde yarışmamalı. Sloganı alt satıra alın, üst satırı işe ayırın.
Burada işe yarayan tek şey somutluk. Üç yöntem:
Son maddeyi çoğu firma riskli buluyor. Pratikte tersi oluyor: kapsamı baştan daraltan siteler daha nitelikli talep alıyor. Kaybettiğiniz kişi zaten müşteriniz olmayacaktı; onunla geçirdiğiniz 40 dakikalık görüşmeyi de kaybetmiyorsunuz.
İlk ekranda iki farklı yöne giden çağrı olmamalı. "Teklif Al" ve "Hizmetlerimizi İnceleyin" yan yana durduğunda ziyaretçi karar vermek yerine kaydırıyor.
Pratik kural: bir birincil düğme, bir de yanında düşük vurgulu bir ikincil bağlantı. Birincil düğme ne istediğinizi söylemeli:
Fark, düğmenin arkasındaki eforu söylemesi. "Bize Ulaşın" belirsiz bir taahhüt; "15 dakikalık ön görüşme" ne kadar zamana mal olacağını baştan söylüyor ve tıklanma oranı belirgin şekilde daha yüksek.
İlk ekrandaki görsel iki işten birini yapmalı: ya ürünü/işi göstermeli, ya da kimlik kurmalı. Stok fotoğraftaki gülümseyen takım ikisini de yapmıyor.
Yaptığınız işin ekran görüntüsü, üretim alanınızdan gerçek bir kare veya kurduğunuz panelin arayüzü — bunların hepsi stok görselden iyi çalışıyor. Elinizde iyi görsel yoksa görsel kullanmayın; tipografi ve boşlukla kurulmuş sade bir ilk ekran, alakasız bir fotoğraftan daha profesyonel duruyor.
Masaüstünde 900 piksellik alana sığdırdığınız başlık, alt başlık, iki düğme ve görsel; mobilde 600 piksele iniyor. Pratikte mobilde ilk ekrana başlık + tek cümle + tek düğme sığıyor, o kadar.
Bu yüzden ilk ekranı masaüstünde tasarlayıp "mobilde de düzgün görünsün" demek yanlış sıra. Önce mobilde neyin kalacağına karar verin; masaüstünde zaten yer kalır.
Trafiğinizin ne kadarının mobil olduğunu bilmiyorsanız Search Console'a bakın. İstanbul'daki yerel hizmet aramalarında mobil oranı çoğu sektörde %70'in üzerinde.
İlk ekranı değiştirmek kolay, doğru değiştirmek zor. Değişiklikten önce iki şeyi kaydedin:
İkisini de ölçmeden yapılan değişiklik tahmin. Tahminin sorunu yanlış olması değil; doğru olduğunda bile neden doğru olduğunu bilmemeniz, yani bir sonraki sayfada aynı kararı tekrar veremiyor olmanız.
Anasayfanızı açın ve ilk ekranda şunlara bakın:
Altı maddeden dördü eksikse trafik satın almadan önce yapılacak iş burada.
Anasayfanızın nerede kaybettiğini birlikte bakalım — projenizi anlatın, ölçümlere bakıp somut bir öneri listesi çıkaralım.
Etiketler
Bu konuda destek
Yazıda anlatılan adımları kendi sitenizde uygulamak istiyorsanız ya da nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, kısa bir görüşmeyle durumu birlikte değerlendirelim.
İlk görüşme ve teklif ücretsiz. Kapsamı birlikte çıkarıp size kalem kalem yazılmış bir teklif gönderiyoruz.